26 Haziran 2008 Perşembe

ŞİMDİLİK VEDA

Selamlar arkadaşlar
demin bir taştışmadan sonra işyerinden ayrılmak zorunda kaldım. Biliyorsunuz evimde şu an internet yok o yüzden bilgisayar bulmam biraz zor olacak sizlere alışmıştım ama umarım en kısa zamanda yine görüşürüz. Sizler sanal alemdede olsa sevdiğim arkadaşlarımsınız o yüzden sizlere karşı sorumluluğum var ve size gidiyorum demeden gitmek istemedim.. Tartışmaya gelince öyle sudan sebep, zaten dolmuştum anlatıpta canınızı sıkmayayım. Durum bu arkadaşlar. Şimdi hesaplarımı devredip çıkmak istiyorum aysonuna kadar bekleyecekmişim burda bir dakika daha duramayacağım. Hakkınızı şimdilik helel edin İnşalah görüşürüz. Hoşçakalın

25 Haziran 2008 Çarşamba

TURNUVANIN RENGİ SOLDU

Ay-yıldız, ortaya koyduğu futbolla, gerçekleştirdiği mucizelerle EURO 2008'in en güzel rengiydi. Dünyanın aklına ismini kazıdı. Ama şimdi eve dönüyor..
Avrupa Şampiyonası finallerine damgasını vuran 'Çılgın Türkler' eve dönüyor. Turnuvaya Portekiz yenilgisiyle başlayan Milli Takımımız, ardından evsahibi İsviçre karşısında 1-0 geriden gelip, 2-1 kazanarak yoluna devam etti. Çek Cumhuriyeti karşısında son 15 dakikaya 2-0 geride girdi. Ama 'mucizeler takımı' bu bölüme üç gol sığdırıp, 6 puanla gruptan çıktı. Çeyrek finalde rakip Hırvatistan'dı. 90 dakika 0-0 bitince maç uzadı. Mücadelenin 119. dakikasında Hırvatlar golü attı. Türkler dışında herkes "Maç bitti" dedi. Ama Semih, 122'de golü atıp, maçı penaltılara taşıdı. Ay-yıldız penaltılarda rakibini elerken, uzun yıllar unutulmayacak bir mucizeye daha imza attı. Dün Almanya karşısında, milliler 'futbol' oynarken; panzerler, direnmeye çalıştı. Ama ayyıldız, sadece iki gol atarken; rakip üç isabetli şutta üç gol buldu. Turnuvanın en güzel rengi olan Türkiye, eve kupasız dönmek zorunda kaldı.
Kaynak Sabah gazetesi

HURIYE-DURIYE-NURIYE

Huriye, duriye, nuriye 75-80 yaslarinda, çok eski üç arkadastir.Birgün Huriye Nuriye ye telefon eder ve Düriye ye gitmeye karar verirler ve giderler.Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler.Biraz sonra Düriye yine:Ay kusura bakmayin unuttum, birer kahve yapayim da içelim der.Huriye ve Nuriye birsey demezler ve içerler.Aradan biraz zaman geçer. Düriye yine :Size bir kahve bile yapmadim hemen yapayimda içelim der ve yapar getirir. Bizimkilerde yine itiraz yok.Aksama dogru Huriye ve Nuriye kalkarlar, yoladüserler.Yolda bastonlari ile yavas yavas yürürken aralarinda su konusma geçer;Huriye: Kiz Nuriye, gördün mü Düriye yi..!!! Ne kadar pinti olmusBize bir kahve bile ikram etmedi.Nuriye: Kiizzz Düriye yi ne zaman gördün??

24 Haziran 2008 Salı

23 Haziran 2008 Pazartesi

YUFKADAN PRATİK GÖZLEME

Malzemeler
*Bir yufka
*İki yumurta
*Sıvayağ
Yapılışı
Tavayı yağlayıp, yufkayı içine serin ve yumurtaları içine kırın. Yufkanın sarkan kenarından ince bir şerit koparıp parçalayın ve yumurtanın üstünü kapatın. Dışarda kalan yufkayı içeri katlayıp kısık ateşte pişirin. Altı pişince üstüne biraz yağ sürüp ters çevirin ve pişirin.
Bizde hamur yoğrulur, açılır içine kıyma, soğan, maydanoz, baharatlar konup gözleme yapılır yok öyle yufka ve yumurtayla kaytarmak. Kısmetse pazar günü müsait olursam mutlaka yapıp sizlerede göstereceğim :)

22 Haziran 2008 Pazar

ŞEFTALİ REÇELİ

Malzemeler
*İki kilo şeftali
*1,5 kilo Toz şeker
*Bir limon
*Bir su bardağı su
Yapılışı
Şeftaliler yıkanıp, soyulur ve doğranır. Tencereye bir sıra şeftali koyulur. Üstüne şeftaliler kaybolacak kadar şeker dökülür. Tekrar bir sıra şeftali, ve şeftaliler kaybolacak kadar şeker serpilir. İşlem doğradığınız şeftaliler bitene kadar tekrarlanır. En üst sırada şeker olsun. Ve tencerenin ağzı kapatılıp bir gece bekletilir. Bir gün sonra sulanan reçele bir su bardağı su eklenip, kaynatılır. Katı bir kıvam alana kadar pişirilir. Pişmesine yakın bir limon eklenir ve bir kaç dakika daha kaynatılır. Pişen reçelimiz Kavanoza boşaltılır ve soğumaya bırakılır. (yöntem canım annemden)

SOSİSLİ YUMURTA

20 Haziran 2008 Cuma

TÜRKİYE-HIRVATİSTAN

Türkiye, 2008 Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde, Hırvatistan'ı penaltılarla 4-2 devirerek yeni bir zafere imza attı. Çek Cumhuriyeti maçındanda anlaşılmıştı bu bir şans değil bir başarı. Haydi Türkiye hedef Almanya... Milli takıma burdan başarılar. Koşar adımlarla git seni kim tutar....

KAKAOLU DONDURMA




http://buramburam.blogspot.com/ etkinliği için. Blogları gezerken dondurma tarifi gördüm. İlgimi çekti hiç denememiştim. Denemekle ne kaybedebilirdim ki. Gerçekten güzel oldu. Artık bir dondurma tarifim de var. Teşekkürler edanur. Böyle güzel bir tarifi paylaştığın için. Bir dahakine yaparsam senide çağırırım sevgiler sana. Kaynak edanurkiz.blogcu.com (resme bakıpta dondurma erimiş demeyin benim telefon bu ara resim çekmekte nazlanıyor da :)
Malzameler
*1 paket krem şanti
*1 su bardağından 2 parmak eksik şeker
*1 su bardağı süt
*1 tane yumurta
*1 paket kakao
Yapılışı
Yumurta ve şekeri bembeyaz olana kadar çırpın.Ardından sütü koyun. Krem şantiyi ilave edin.Köpük köpük olana kadar çırpın.(10 dak. ben tv ye daldım yarım saat karıştırmışım:))Ardından kakaoyu ekleyin. Karıştırın ve bir gece dolapta bekletin.

YUMURTALI KIZARMIŞ EKMEK


SALÇALI YUMURTA

Sevgili hicran genelde yağı kızdırırım yumurtayı içine kırar ve tahta kaşıkla hızlı hızlı karıştırırım. sonra üzerine bol salça ve karıştırmaya devam biraz pulbiber, karabiber ve tozbiber ekledinmi çok güzel oluyor. Bazende böyle yumurtamı kırıyorum pişmesine yakın salçayı kenarına koyuyorum ama salçayla karıştırılanı daha bi güzel hele bide bol yağlı ve salçalı olursa. Ekmeklere gelince yumurtayı kırıp çırpıyorum ekmeğin iki yüzüne sürüp kızgın yağda kızartıyorum.

19 Haziran 2008 Perşembe

MUZ REÇELİ

Dün reçel yapmaya karar verdim. Anneme danıştım annemde kardeşimde, kayısı ve vişne önerdiler. Birde şeftali. Keşkem annemi kardeşimi dinleseydim. :( Bende nette biraz araştırdım. Muz reçelini gördüm. Deneyeyim dedim. Ve denedim. Sonuçmu berbat. işin ilginç yanı tadına baktım beğenmedim soğsun dedim belki soğuyunca olur nerdeeeee. Muzlar dibe çöktü. Üstte suya benzer bir tabaka. Ha muzlarıma laf etmeyin. Gerçekten güzel muz aldım. Bir daha asla muzlu bir tarif denemeyeceğim. Tövbeeee.
Malzemeler şöyleydi
*2kg muz
*1kg şeker
*1 paket vanilya
*limon
Yapılışı
Muzların kabuklarını soyup, dilimledim, şekeri ve vanilyayı ekleyip yavaşça karıştırdım. Bir kaç saat bekletip, kaynattım pişmesine yakın limonu ekleyip, birtaşım daha kaynattım.

18 Haziran 2008 Çarşamba

PAMUK EKMEK

Un, (yeterince) margarin(yarım paket) az sıvıyağ,(yarım çay bardağı) süt,(bir su bardağı) su, (iki su bardağı)maya, (1 dolu dolu yemek kaşığı toz maya) tuz (1 çorba kaşığı) ve şekerle(yarım çorba kaşığı) 1 yumurta (sarısı üzerine)susam. Bu malzemelerle yapılan yumuşacık bir ekmek. Fırından çıkınca hemen saldırdık. Ev yapımı sıcak ekmeğin sonu zaten ancak böyle olur :)

17 Haziran 2008 Salı

ÇİÇEK EKMEK

http://buramburam.blogspot.com/ etkinliği için. kolay gelsin diyorum kendisine. Yumuşacık bir ekmek tarifi ...
Malzemeler
*Bir paket margarinin 4 te 1 i
*Bir su bardağı yoğurt
*Bir yumurta (sarısı üstüne)
*Yarım çay bardağından fazla sıvıyağ
*Bir buçuk su bardağı su (ılık olsun)
*Bir yemek kaşığı toz maya
*Bir çay kaşığı tuz, bir küp şeker
*Susam veya çörek otu
*Yağlı kağıt
Yapılışı
1) Yumurta sarısı hariç bütün sıvıları güzelce karıştırın. Ve yavaş yavaş un ekleyerek yumuşak bir hamur yoğurun. Bir iki yemek kaşığı kadar sıvı yağ hamur kabınıza döküp, birkaç dakika daha yoğurun. Ve üstünü temiz bir bezle örtüp sıcak bir yerde yaklaşık 1,5 saat kadar mayalandırın.
2) Mayalanan hamur iki katına çıkacak. Hamurdan bezeler koparıp 7 beze yapın, (bu arada fırını açın ısınsın)ister yağlanmış tepsiye ister yağlı kağıt kullanarak bir beze ortaya her altı beze yanlara gelecek şekilde şekil verin. (Bu hamurdan iki ekmek çıkıyor.)
3)Isıtılmış fırına ekmeyi koyup fırını kapatın. Fırının ağzı kapalı kalacak şekilde yirmi dakika kadar dinlendirin. Ekmek böylece daha çok şişiyor.
4) Tepsiyi çıkarıp, fırını tekrar çalıştırın, ve fırın ısınırken sizde bu arada ekmeğe yumurta + susam sürün. Ekmeği fırına koyun.
5)İlk ekmek pişinde ikinci ekmeği, pişirin. Ben iki tepsiyi birlikte ısıtılmış fırında dinlendirdim. Pişirirken tek tek pişirdim. Fırında kızarana dek pişirin. Spatula yardımı ile ekmeğin altını da kontrol edebilirsiniz.

16 Haziran 2008 Pazartesi

MEHİR

Genelde yazın yapılır bu çorba bizde. Ve soğuk içilir. Sıcaklara karşın serin bir çorba. Canım anneciğim çok ta güzel yapar. Ellerine sağlık annem ama bunu ben yaptım. Malum annemden biraz uzak düştüm. Gönüller bir. Annemin ki gibi olamaz ama benimkide güzel oldu. Genelde tavsiye etmeyi sevmem yapın diye, Ama bu çorbayı bence deneyin. Memnun kalacağınıza kesinlikle eminim. Annem mehir diyor siz isterseniz buğday çorbayı deyin :)
Dilediğiniz kadar aşurelik buğdayı bir güzel yıkayıp tencereye koyup ve üzerine su ekleyip ocakta pişmeye bırakın. (tuzu eklemeyi unutmayın :) Üzerinde hafif köpük olursa, o köpüğü kaşıkla üzerinden alıp atın. Piştikten sonra derin bir cam kaseye boşaltabilirsiniz.
Pilav gibi suyunu çekmemeli pişmiş hali. Yukardada görüyorsunuz biraz sulu.
Çok katı bir ayran yapın, ve ayranı bir güzel çırpın. Az tuz ekleyin ayrana. Soğumuş olan buğdayın üstüne dökün yavaş yavaş. (sıcak sıcak dökmeyiniz, buğday soğumuş olsun.)
Buda çorbamın son hali. Kaşıkla bir iki kez karıştırıp, buzdolabına koyun soğuduktan sonra servis yapın.

15 Haziran 2008 Pazar

TÜRKİYE-ÇEK

Evet sanırım babalara verilecek en güzel hediyeyi milli takımımız verdi. Türkiye çek karşılaşması 3-2 bitti. İlk yarıda 2-0 Türkiyeyi yenen çek, ikinci yarıda milli takımımızın ne olduğunu gördü. Kesinlikle bu bir müzice değil bence. Bu milli takımımızın başarısıdır. Evet Milli takım hedef hırvatistan, kalbimiz, desteğimiz senden yana, yolun açık olsun.. Tebrikler...

POŞETTE PATATES

http://buramburam.blogspot.com/ etkinliği için. Kendisine kolaylıklar diliyorum.
Patetes ve havuçları kızartmalık doğrayıp, zeytinyağı, biberiye, kekik, pulbiber ve tuzla bir güzel harmanlayın, Fırın poşetinin içini unlayıp, sebzeleri içine doldurun. Poşetin ağzını aperatıyla bağlayıp, kürdanla bir kaç yerinden delip önceden ıstılmış fırında 200 derece de yaklaşık 30 dakika kadar pişirin.

14 Haziran 2008 Cumartesi

BABALAR GÜNÜMÜ (BENİM GÜNÜM)

Güzel bir aileyiz. Bir ailede dokuz kişiydik. Şimdi onları sekizli bıraktım. Pazar günü babalar günü. Biliyormusun baba kulağıma gelen her baba kelimesi, okuduğum her baba içerikli cümle beni gülümsetiyor. Gülümsedikçe aklıma sen düşüyorsun. Biliyorsun değil mi, gülümsettikten sonra akıllarda turlamak ne güzel şeydir. Aklıma düştükçe bir daha gülüyorum. Seni ne çok seviyorum ben böyle. Babalar günü evet. Ben hediyemi aldım ama sana göndermeyeceğim. Bir ay sonra yanındayım. Elini öpmeden kahveremsi gözlerinin içine bakmadan verirmiyim sana. bende o göz varmı :) Sana verince, Gülümsersin yüzüme bakıp ve hemen alıp denemeye gidersin sonra aynen şöyle dersin Sadet güzel oldumu, yakıştımı, ben gene baba çok güzel oldu derim. Aaaaaaaa şunu da söyleyeyim sakın ben yokken koyu renk gömlek alma kızarım bakk. Sana açık çok yakışıyor. Gülümsemenin üzerinde güneş gibi parlıyor. Akşam hediyeni paketlerken endere diyorum. Babacığım şimdi zayıflamışıtır ender. Hemen gideyim onu kendi ellerimle besleyeyim. Kilo alsın. Hoş hiç kilo almazsınki. Uzun boyuna ve zayıflığına alışığız. Hep anneme derim teyyare gibi upuzun. Annemde yok minare der. E ne var diyelim seni seviyoruz biliyorsun değil mi. Hoş dünyada en iyi bildiğin şey bu. Bunu biliyorum. Ah baba ah. Uzak olabilirim ama ne aldığını, ne yaptığını çok iyi bilirim. Sakinsindir. Fazla konuşmayı ve konuşanı da sevmezsin. Millet saatlerce konuşur, Sen bir cümle söyler oturtursun sohbetin başlığını ve finalini. Adamların saatlerce söylediğini sen bir anda söylersin. Hani ne derler kodun mu oturtur. Ekmeği çok seversin. Evde ekmek var yok hiç önemli değil. Dışardan gelirken hep yaptığın şey bir poşet dolusu ekmek almak. Hani bir gün boğulsak belki ekmeklerden. Evin heryanı ekmek. Annem sana sen yokken arkandan ekmekçi diyor haberin olsun. Bu yazıyı okuyunca eşini dostunu iyi tanı bak görüyormusun karıcığın ne diyor. Bende bunu şimdi itiraf ediyorum. senelerce sustum. Ekmekçi diyor işte. İyiki uzağım yoksa annem beni yer. Etçil sin. Çok seversin et yemeyi. Ama bir gün olsun abarttığını görmedim. Şunu çok yedim dokundu dediğini. Az almayı bilmezsin. Ben evimize kiloyla şeker, un aldığını hiç görmedim. Büyük çuval olacak ille. Büyük teneke yağ. Dün orhanla msn de konuşurken senin için şöyle diyordu biliyormusun çok gururlandım. Kardeşim ne de güzel babasını anlatıyordu. Baba bir avcı olsa geyiği avlar dişlerinin arasına alır el sürmeden getirir bize. Görüyormusun evladın senin izin neler düşünüyor neleri en iyi biliyor. Evet baba bende Orhan gibi biliyorum sen yemez, yedirirsin bize. Canım orhanım kimin oğlu belli. Makarnayı, dolmayı hala sevmiyorsun biliyorum, Halley mi getirsem sana kolilerce bunu çayla yemeyi çok seversin. Seni öyle iyi tanıyorumki aldığın nefesi bile biliyorum. Emekli olmana rağmen durmadan çalışırsın. Çocuklarım da çocuklarım diye. Para harcamaya kıymazsın kendine illede bize evlatlarına. Biliyorum bizimle uğraşmaktan, pek gün yüzü görmedin. Rahat etmedin. Bir ömür çalıştın ve hala çalışıyorsun, biliyorum ki son nefesine kadar çalışacaksın bizim için. Baba biz yaşadığımız müddetçe sana muhtacız. Dünyanın en zengini olsam yine sana muhtacım. Acı hayat dizinde bit ti ne yapıyorsun acaba. Kıyamam sana ne güzel izlerdin kaçırmadan Mehmet, Nermin diye ve gülerdin durmadan. Çekirdek çitletmeyi sevmiyorsun. Ve benle annem her akşam baba bize çekirdek al derdik sanki inadına yapıyoruz senin değil mi. Yine kapıdan çıkmadan murat, doğan harçlık istiyor senden. Bilirim, üstünde bir tek para olsa nerde olsa bozdurur verirsin çünkü hep yaptın. Küçüktürler üzülmesinler. Sanki büyükleri üzüyorsun. Ben azmı baba paran varmı dışarı çıkacam dedim sen cebindeki parayı bana verdin. Ve sen parasız evde oturdun. Maç izlemeye hastasın. Eee benle annem bir gün kesin sana saldırırız. Benim dizim, Annemin bitmez tükenmez türkü sevdası. Kalabalığı sevmezsin ve inatçısın. İnsana hak ettiği değerin fazlasını verdiğini hiç görmedim. Bakma çaktırmıyorsun ama sen çok kibar bir erkeksin. Azmı anneme beğendiği şeyleri aldın, ve şaşırttın. Eee annemi böyle aldın demek. Seni uyanık. Sen annene bile haksızlıkta tahammül etmezsin. Bunu çok gördüm. Peyniri çok seviyorsun ve simidi. Ha birde evin yanındaki marketi. Grosmar. yani grosmar senin gibi müşteriye hayatta bir daha sahip olamaz. Baba bunu bir kez daha söylüyorum iyiki benim babam sensin. İyiki yüreğimize bu denle aşkını koydun. İyiki böyle mutlu bir aile de buluşturdun bizi annemle. Bir senedir sizden uzağım, anne + baba demediğim bir tek günüm yok. Bensiz bir yıldır pikniğe gidiyorsunuz. Gelince canınıza okuyacağım. Siz görürsünüz bensiz mangal yakmayı. Daha ölmedim. Kısmetse bir ay sonra geleceğim. Biliyormusun sana kırıldığımı hatırlamıyorum. Ne bizi kırdığını ne bize el kaldırdığını. Sen olağanüstü bir babasın. Böyle bir şey olamaz. Seni öyle çok seviyorum ki. Gelince yine sıcaktan kavrulur balkona çıkarız. Sen sigara tüttürüp bana gülümserken bende sana gülümserim. Akşam yemek yedikten sonra yine hiç yememişiz gibi çay yaptırıp, ekmek peynir getirtiriz. Ve annemin beyaz halılarını kırıntılara bularız. Kahverengi gözlerin yine yuvalarında oynar, ve ben oynayışlarını izlerim. Annemin yoğurduyla alay edersin gene. Sulu diye :) Eve karınca gelmişse yine çekeceği ver karıncaların. Gariplerin onlar sağa kaçar sen soldan kovalarsın. Karıncayı ve sineği sanırım yakında memleketten kovarsın. Yine yere oturur kumandayı alırsın. Ve her zamanki gibi Karıcığın sana minder yastık getirir. Ah kıymet ah bir insan bu kadar mı kocasını sever. Aiyyyyy çok kıskandım. Neyse yahu çok konuştum ben anlatsam bitmez herhalde. Babacığım seni çok seviyorum. Allah uzun ömürler versin. Eğer kabulse benim ömrümden birazını sana versin. Hepsini verirsem almazsın bilirim. Sen sende olanıda verirsin. Ama baba olmaz ki alamayız sende birazını al. Şimdi bunları okurken gözlerin dolar senin. Sadetttttttt dersin. Oy sadet kurban sana. Benim sana olan bu sevgim bitmez baba. Bitemez. Allah herkese senin gibi, koruyucu, sakin, sabırlı, azimli, inatçı, bir liman bir baba nasip etsin. İster yağmur yağsın, İster kar yağsın, İster gül olsun, İster çamur. Ve ister güneş. Sen bizim limanımızsın, biz bir ömür senin yanında olacağız, Annemle. Seni çok öpüyorum. Babalar günün kutlu olsun. Aslında benim günüm bu. Bir kez daha görüyorum ki böyle harika bir babam var. Bunu ben kutlamalıyım. İyiki varsın gözümün bebeği Babam. Ailemizin azizi. Dur sana gene güleyim :) :) Senin ve hakeden bütün babaların babalar günü kutlu olsun...
(İlk kez yanında olamayacağım babalar gününde ve kahverengimsi gözlerinde kendimi göremeyeceğim için üzgünüm babacığım çok öpüyorum seni. olsun sağolalım yeter-ailem sağolsun yeter.)
Not yazdıklarımda düzeltme yapmayacağım, doğal olsun :)

13 Haziran 2008 Cuma

FIRINDA ŞEHRİYELİ KOL



Et yemeklerini bir kenara bırakın etin kendisini çok sevdiğim için hemen denedim. Sonuç gerçekten güzel.. Ha kuzu kolunun ucu nerde diye sorarsanız tencereye sığmadı :)
Malzemeler
*1 kuzu kol
*1 paket şehriye
*1 soğan1 çorba k. salça
*2 biber + 1 domates
*Sıvıyağ, tuz, etsuyu
Yapılışı
1 adet kuzu kolu tencerede pişirin. Tencereye sıvıyağı alıp, 1 paket şehriyeyi ilave edin. (ben yarım paket şehriye kullandım.) Üzerine Soğanın yarısını yemeklik doğrayıp ekleyin ve birlikte kavurun. Pilavı fırın kabına alın. Üzerine kuzu kolunu yerleştirin.Pilavın yan kısımlarına küp kesilmiş yarım soğanı ve domatesi ekleyin. Biberleri kenarına koyun. Üzerine etsuyu ekleyin. Fırın kabını önceden ısıtılmış 180 derecelik fırına verin, ve pişirin. (Ben pişirdikten sonra 20 dakika fırında fırının ağzını açmadan tuttum, büryan gibi kızardı :) )
Not: Bu tarif Oktay ustaya aittir.

12 Haziran 2008 Perşembe

FIRINDA TAVUK GÜVEÇ


Tavuğu biraz haşladıktan sonra ısıya dayanıklı kabın altına dizilir. Sırasıyla dilediğiniz şekilde doğradığınız, patates, soğan, patlıcan, biber sıra sıra döşenir. Domateslerin kabukları soyulup, yuvarlak dilimler halinde yemeğin üstü kapatılır. Bir kasede tavuk suyu, bol salça, sıvıyağ, pulbiber, karabiber, tuz ve arzu ettiğiniz diğer baharatlar eklenerek yemeğin her tarafına dökülür. Yemek fazla sulu olmazsın. Önceden ısıtılmış fırında pişirilir. 200 derecede yaklaşık bir saatte pişiyor.

11 Haziran 2008 Çarşamba

MAKARNA

Klasik makarnamı haşladım. (yarım paket) Sıvı yağda küçük küçük doğradığım sosisleri biraz kavurduktan sonra, kırmızı ve yeşil biberlerden birer tane ilave ettim. Arzu ettiğim baharatları koydum. Ve ocağı kapatıp süzdüğüm makarnaları ekledim. Üzerine doğranmış peynir, konserve mısır ve dereotu ekleyip harmanladım.

9 Haziran 2008 Pazartesi

PETEK EKMEK


http://buramburam.blogspot.com/ etkinliği için. Petek gibi bir görüntüsü olduğu için adını petek koydum :) Gerçekten yumuşacık bir ekmek oldu.
Malzemeler
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı yoğurt
*1,5 su bardağı su
*Yarım paket margarin
*Yarım çay bardağından az sıvıyağ
*Bir yemek kaşığı toz maya
*2 yumurta (sarısı üzerine)
*Tuz, susam
*Bir yemek kaşığı pekmez
Yapılışı
Sıvıları içiçe ekleyip karıştırdıktan sonra yavaş yavaş un eklenip, yumuşak bir hamur elde edilir. Sıcak bir ortamda hamur iki kat oluncaya dek mayalandırılır. Ben 1,5 saat mayalandırdım. Hamurdan küçük parçalar koparılıp yanyana yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizilir. Yumurta sarısına pekmez ve susam eklenip ekmeğe sürülür, önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

PATATES SALATASI

Patatesleri haşladıktan sonra bir çatalla ezip, tuz ve karabiberle tatlandırıp servis tabağına bastırarak yerleştirin. Birkaç havucu rendeleyip, sıvı yağda kavurun. Patateslerin üzerine dilediğiniz kadar yoğurdu döküp, kavrulan havuçları yoğurdun üzerine ekleyin.

8 Haziran 2008 Pazar

PEYNİRLİ BÖREK

Malzemeler
*2 adet yufka
*Bir kase beyaz-kaşar beynir
*Birkaç dal maydanoz
*1 yumurta (sarısı üzerine)
*1 su bardağı yoğurt
*Az sıvıyağ, susam veya haşhaş tohumu
Yapılışı
Bütün bir yufkayı ortadan ikiye ayırın, Bir kasede, yoğurt, Az sıvıyağ ve yumurta beyazını çırpın ve bu karışımdan yufkaya sürün. Peynirli ve maydanozlu harçtan yufkaya serpin. ve yufkayı sarmadan büzdürüp, bıçakla üç dilime bölün, aynı işlemi diğer yufkalara da yapın. Yufkalar bitince kalan karışıma yumurta sarısını ekleyip, bu karışımı böreğe sürün ve üzerine susam serpin.

PRATİK KOL BÖREĞİ

Bütün bir yufkanın hertarafını yağladıktan sonra, lor peyniri ve maydanoz karışımını yufkaya döküp, yufkayı sardım ve hiç ayırmadan borcama dizdim. Üzerini de fırça ile yağlayıp, önceden ısıtılmış fırındı pişirin. (sert pişmesin diye bir kaşık yoğurt sürdüm. )

KAHVALTILIK SOSİS


7 Haziran 2008 Cumartesi

TUZLU KURABİYE

P.d.ç.s.e-24 ev sahipliği yapan http://www.keyiflimutfagim.com/ için. Kolay gelsin tuğbacığım. Tarif için http://sadiye-yemekzamani.blogspot.com/2008/05/tuzlu-kurabiye.html linkini tıklayınız.

6 Haziran 2008 Cuma

TAVUK KAPAMA




Tavuk eti güzelce haşlanır. Bu arada teflon bir tavaya tereyağ konulup şehriyeler bir güzel kavrulur. Daha sonra bulgurlar ilave edilerek kavurma işlemine devam edilir. Kavrulan bulgurlar ısıya dayanıklı bir kabın içine konulur. Etler bulgurun üzerine dizilip, et suyu eklenir. (Et suyu şart) Önceden ısıtılmış fırında Pilav suyunu çekinceye kadar fırında pişirilir. Ben yarım saat fırının ağzını açmadım.Pilavım çok güzel kızardı (kızardı derken pilav kesinlikle kurumuyor iri ve tane tane oluyor )

4 Haziran 2008 Çarşamba

PEYNİRLİ YUMUŞAK POĞAÇA

P.d.ç.s.e-24 ev sahipliği yapan http://www.keyiflimutfagim.com/ için. Denemek üzere not aldığım bir tarif. Gerçekten yumuşacık oluyor.
Malzemeler
*Yarım paket margarin
*1 çay bardağı sıvıyağ
*1 su bardağı yoğurt
*1 paket kabartma tozu
*2 yumurta (sarılardan biri üzerine)
*1 çorba kaşığı tuz
*Yarım çorba kaşığı şeker
*Aldığı kadar un
*Peynir
Yapılışı.
Sıraladığım malzemeleri (peynir hariç)karıştırıp yumuşak bir hamur elde ediyoruz, hamurdan küçük parçalar koparıp, içine peyniri koyuyoruz ve dilediğimiz şekli verip, yumurta sarısını sürdükten sonra önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz.

POĞAÇA

Peynirli poğaça hamurunun yarısını sade yaptım.

3 Haziran 2008 Salı

POŞETTE PATATES

Dilediğiniz kadar patatesi ve sosisi dilediğiniz büyüklükte doğrayıp, bir kapta zeytinyağı, kekik, nane, pulbiber ve tuzla harmanlayın. Fırın poşetinin içini unlayıp patatesi poşete doldurun. Poşeti fırın tepsisine yerleştirip, Kürdanla bir kaç yerinden delin. Önceden ısıtılmış fırında 200 derecede yaklaşık 25-30 dakika pişirin.

SOĞANLI YUMURTA

Annem bunu sık sık tandır ekmeğinin içine koyardı. Bende kahvaltı için yaptım.
Malzemeler
*Soğan
*Sıvıyağ
*Yumurta
*Tuz, karabiber, pulbiber
Yapılışı
Soğanı küçük küçük doğrayıp yağda sote edin. Yumurtaları kırmak için soğanların ortasında iki boşluk yapın. Bu boşluklara soğanları kırın. Tavanın kapağını kapayın. Kısık ateşte yumurtalar pişsin. Başka bir tavada çok az yağ eritip, kırmızı pulbiberi ekleyip yakın ve pişen yumurtanın üzerine dökün.

2 Haziran 2008 Pazartesi

YAYLA ÇORBASI

Bilmem bu kaçıncı yayla çorbası yapıpta tutturamadığım. Ama en sonunda başardım dün akşam sevincim görülmeye değerdi. http://yosunbukaylaguzelseyler.blogspot.com/ blogcu arkadaşımdan aldım. Gerçekten bu sefer tutturdum oh nihayet :) Bu arada arkadaşıma çok teşekkür ederim. Eh ne demişler benimde artık bir yayla çorbam var... Malzemeler
*1/2 su bardağı pirinç
*1 litre kaynamış su
*Yarım kilo yoğurt
*1 küçük yumurta
*1/2 yemek kaşığı un
*1 tatlı kaşığı tuz
* 2 su bardağı etsuyu(yada su)
*Yağ-kırmızıbiber-bol nane
Yapılışı
Pirinçleri 1 litre kaynamış suda iyice yumuşayana dek pişirin. Et suyunu ekleyin. O kaynarken yumurta, yoğurt, un ve tuzu iyice çırpın. Tencerede kaynayan sudan yaklaşık iki su bardağı kadar alıp karışıma yedirin. (tarifte 2 kepçe yazıyordu)Böylece karışımı ılıklaştırıyoruz ki çorbaya ekleyince kesilmesin. Pürtük pürtük olur yoksa (!) ılıttığımız karışımı yavaşça ve devamlı karıştırarak kaynayan pirinçli suya ekleyin. Orta ateşte kaynayana kadar karıştırın. Bol nane atıp, altını kapatın ve yağ kızdırıp kırmızıbiberi yağda yakın ve çorbanın üstüne dökün.

MİLFÖY ÇUBUKLARI

Gerçekten pratik ve güzel. Burdan devletşah arkadaşımıza bu tarif için teşekkürlerimi iletiyorum.
Malzemeler
*Milföy hamuru
*Yumurta sarısı
*Su, haşhaş tohumu
Yapılışı
Milföy hamurlarını oklava ile çok az açın. Hamurları çubuk halinde kesin. Üzerlerine çok az su ile karıştırılmış yumurta sarısını sürün. Haşhaş tohumlarını serpip önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.

1 Haziran 2008 Pazar

Günaydınlar. Arkadaşlar ben hafta sonu kakaolu ıslak kurabiye yaptım. Hemde iki tepsi, Kokusu çok hoştu gerçekten. Kurabiyeleri şerbete batırıp çıkarın diyordu. Ben defalarca batırıp çıkardım ama nerde taş gibi sert :) Karar verdim o kurabiyeleri yan yana getirip salata tahtası olarak kullanacağım:)